“Tüm Dünya Bir Kaosun İçine Sürüklenebilir”

“Tüm Dünya Bir Kaosun İçine Sürüklenebilir”

Hacıbektaş Veli Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Mazhar Bağlı, Trump'ın ABD'nin İsrail Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıma kararının dün uygulamaya koyulmasını ve İsrail güvenlik güçlerinin Gazze'de yaptığı katliamı değerlendirdi. Bağlı, dünyadan, Türkiye'den ve bazı kurumlardan tepki bu büyük insan hakları ihlaline tepki verildiğini belirterek, her bir üniversitenin senatosunda da bu konunun kınanması gerektiğini dile getirdi.

CRI TÜRK'te Tuğçe Akkaş'ın sunduğu Manşet programında Mazhar Bağlı, ABD'nin İsrail ile birlikte Ortadoğu'da kalıcı bir kaos yaratmak istediğini ifade ederek, şunları söyledi; "ne yazık ki Ortadoğu'daki ülkelerin bir bölümünün de bu kaos planının bir parçası olma konusunda gönüllü bir şekilde dahil olduklarını rahatça söyleyebilirim. İsrail üzerinden bu coğrafyada yürütülen tüm politikaların, çok büyük sosyolojik sonuçları beraberinde getirerek, derin izler bırakacağını İsrail yakın tarihine bakarak öngörebiliriz. Burada esas yapı farklılıkların barış ve kardeşlik içerisinde bir arada yaşaması olmalıdır. Ancak ABD'nin onunla birlikte hareket eden bazı aktörler ve İsrail ile birlikte arzu ettikleri, tamamen kendi zihniyetinde, çıkarları doğrultusunda, hiçbir ilkeyi dikkate almadan ilerlemek istiyorlar. Tüm insanlığın bunun karşısında durması lazım aksi takdirde bu durum, tüm dünyayı kaosa sürükleyebilir".

Filistinliler, İlelebet Sürgündeki Bir Devlet Olarak Kalamaz

Mazhar Bağlı, bu sorunun çözümünün tüm semavi dinler için kutsal olan Kudüs'te her bir inancın dini gereklerini yerine getirmesine müsaade edilmesinden geçtiğini dile getirdi. Bağlı sözlerine şöyle devam etti; "eğer burada Hristiyan, Yahudi ve Müslüman inançlarına sahip insanlar varsa, bunların evrensel bir hukuk normu etrafında bir araya gelerek, o ortak paydanın çizdiği çerçevede yaşayacak bir yol haritası belirlenmelidir. Yahudilerin, Müslümanlarla Kudüs'ün arasını açmak gibi bir niyetinin olması ve ABD'nin de buna katkıda bulunacak bir adım atması, doğal olarak Müslümanların tepkisine neden olacaktır. Yahudiler ve Hristiyanlar için kutsal bir yerdir, hatta Müslümanlar için birkaç kat daha da kutsal ve kıymetli bir yerdir Kudüs. Müslümanlar açısından hem bir mescit ve peygamberler diyarı hem de bir ilk kıble oluşuyla da önemlidir. Filistinliler, ilelebet sürgünde bir devlet olamaz. Eninde sonunda bir devlet sahibi olacaklardır. Başkenti Kudüs olacaktır ama İsrail, onların bu rüyasını kabusa çevirmek için başka aktörlerle birleşerek hareket ettiğinde, işin çözümü daha da zorlaşacaktır. Bunun sonucunda da bu coğrafyanın tamamına yayılacak bir kaosun üretilmesine neden olacaktır".